Bölümler K-O Nöroloji

 

MedAmerikan Tıp Merkezimiz konusunda uzman, deneyimli hekimlerden oluşan nöroloji kadrosuyla hizmet vermektedir. Nörolojik hastalıkların büyük çoğunluğu kronik hastalıklar olup takip açısından hasta- hekim ilişkisinin çok önem kazandığı bir birimdir.

Başağrısı ve başdönmesi/dengesizlik hissi nöroloji disiplini içinde çok sık görülen, multidisipliner bir tanı ve tedavi yaklaşımı gerektiren, genellikle selim olmakla beraber bazen ciddi  nörolojik hastalıkların belirtisi olabilen  nörolojik yakınmalardır.

Başağrıları, birincil (primer) ve ikincil (sekonder) başağrıları olarak ikiye ayrılır. Birincil başağrılarının en sık nedenleri migren ve gerilim başağrılarıdır. Sekonder başağrıları baş ağrılarının %10'unu oluşturur ve beyin veya diğer sistemleri ilgilendiren bir hastalığın başlangıcı olabileceği gibi, hastalığın seyri sırasında da ortaya çıkabilir. Yeni başlayan, şekil değiştiren veya ısrarcı başağrılarında mutlaka bir nöroloji uzmanına danışılmalıdır.

Başdönmeleri/dengesizlik hissi (dizziness) de başağrıları gibi birçok hastalığın habercisi veya  belirtisi olabilmekte, santral veya periferik etkilenmeler sonucunda ortaya çıkabilmektedir.

Beyin damarlarının tıkanmasına veya beyin kanamasına bağlı ortaya çıkan inme (stroke, beyin felci, beyin krizi vs) toplumda sakatlığa yol açan hastalıklar içinde birinci sırada yer almaktadır. Bu hastalık dünyada kalp krizi ve kanserden sonra da üçüncü ölüm nedenini oluşturur. İnme riski yaşla beraber artar ve risk faktörleri bulunan kişilerde koruyucu tedaviler ve tanıya yönelik tetkikler ile önlenebilir bir hastalıktır.

Toplumda inmeden sonra en sık rastlanan nörolojik hastalık epilepsi (sara) hastalığıdır. Her epileptik nöbet geçiren kişi epilepsi hastası demek değildir. Klasik bilinen kasılma-çırpınmalı nöbetler dışında  hastada klinik olarak belli bir süreye sınırlı, bilinç, davranış, duygu, hareket veya algılama fonksiyonlarına ilişkin bozukluk görülebilir. Çocuklarda başağrısı ve başdönmesi atakları bazen nöbetle karışabilmektedir. Gene her yaş grubunda görülebilen senkop (bayılma) tablolarında nöbetin dışlanması önemlidir. Epilepsi hastalarının en uygun tedavi seçeneği ve dozunun saptanması ve ilaçların yan etkiler açısından  takipleri çok önemlidir.

Multipl skleroz (MS), beyin ve omurilikten oluşan merkezi sinir sisteminin bir hastalığıdır. MS’te bu sistemlerin farklı zamanlarda, farklı düzeylerde etkilenmesi sonucu tutulan bölgeye göre kollarda/bacaklarda uyuşma, karıncalanma, keçeleşme, ağrı gibi duysal belirtiler, bulanık/puslu görme, çift görme veya görme kaybı gibi görsel belirtiler, kol/bacakta kuvvet kaybı, ince hareketlerde beceri kaybı, yürüme ve konuşma bozuklukları, idrar kaçırma, yorgunluk, başdönmesi, titreme ve denge bozukluğu gibi merkezi sinir sistemi işlevlerinde bazı bozulmalar olabilmektedir. Şikayetlerin başlangıçta çok silik olabilmesi ve gelip geçici nitelikleri nedeniyle tanı gecikebilmektedir. MS tedavisinde en güncel tedavilerle hastaların tedavi ve takipleri yapılabilmektedir.

Unutkanlık, dikkat ve konsantrasyon bozukluğu günümüzde genç populasyonun da sıklıkla şikayet ettiği bir durumdur. Bu duruma stres ve bazı bazı psikiyatrik tablolar neden olabileceği gibi vitamin eksiklikleri, guatr hastalıkları, beyin tümörleri, beyin damarındaki tıkanmalar, beyin kanamaları, MS ve daha bir çok hastalık da kendisini unutkanlıkla gösterebilir.  İlerleyen yaşlarda bunama yapan hastalıklar içinde en sık gözlenen Alzheimer hastalığıdır. Alzheimer tipi ve diğer dejeneratif  demansın yarattığı hafıza ve davranışsal sorunlara yönelik güncel tedavi yaklaşımları ve uygulamalarının yanı sıra diğer tedavisi mümkün ve demansa yol açan hastalıklar yoğun bir şekilde araştırılmakta ve tedavi edilmektedir.

Parkinson ve diğer hareket bozuklukları (titreme, düşmeler, istemsiz hareketler, kasılmalar vb) olan hastalarda tanı ve etyolojiye (altta yatan neden) yönelik değerlendirmeler yapılıp, medikal ve güncel diğer tedavi yöntemleri uygulanmaktadır.

Kas veya kas sinir kavşağından kaynaklanan hastalıklarda görülen güçsüzlük, çabuk yorulma, kas ağrıları gibi hastalıkların teşhis ve tedavisi de nöroloji birimi tarafından yapılmaktadır.

Bel ve boyun fıtığı hastalıkları, tuzak nöropati (sinir sıkışmaları, karpal/ulnar tuzaklanma) gibi hastalıkların tanı ve takibinde, geçmeyen ağrıların değerlendirilmesinde ve tedavi planlanmasında Fizik Tedavi, Nöroşirürji ve Ortopedi Bölümleri’yle sıkı iş birliği yapılmaktadır.

Nöroloji dahiliye, kardioloji, vasküler cerrahi gibi bir çok bilim dalıyla da gerek komorbid hastalıklar gerekse ortaya çıkabilecek komplikasyonlar açısından işbirliği içinde çalışmaktadır.

EEG ve EMG nörolojik hastalıkların tanısında sıklıkla kullanılan tetkiklerdir. EEG, beynin elektriksel aktivitesinin bilgisayar yardımıyla kağıt üzerine dökülmesiyle gerçekleştirilir. Epilepsi hastalığı dışında beyin dalgalarının değişiklikler gösterdiği beyin tümörü, inme, veya metabolik hastalıklar hakkında da dolaylı olarak bize fikir vermektedir.  Kas ve sinir hastalıkların tanısında önemli bir yeri olan EMG ise  sinirlerin, kasların, omuriliğin ve bunların bağlantılarının hastalıkları ile alakalı ölçüm testlerinin yapıldığı bir incelemedir. 

Nörolojik hastalıklarda erken tanı ve tedavi  gelişebilecek dönüşümsüz hasarların önlenmesinde çok önemlidir. Merkezimizde EEG ve EMG incelemeleri yanında Radyoloji Bölümü bünyesinde bulunan en son teknolojiye sahip BT ve MR cihazlarıyla nörolojik hastalıkların tanısı hızlıca tamamlanabilmektedir.